Robot Cheetah Artık Işığa İhtiyaç Duymuyor

Robot Cheetah Artık Işığa İhtiyaç Duymuyor

Koşan ve zıplayan robotlar ne kadar ürkütücü olsa da henüz büyük bir robot istilasına yetecek kadar güçleri yok. Boston Dynamics tarafından üretilen en hızlı robot olan Cheetah ise gelişmeye devam ediyor. İsmini dünyanın en hızlı hayvanı olan çitadan alan bu robot, tanıtıldığı günden beri dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.

Karanlık Ortamlarda Dahi Hız Kesmiyor

Sürekli yeni özellikler kazanan ve gelişmeye devam eden robot Cheetah, önümüzdeki yıllarda daha çok ön plana çıkacak gibi duruyor. Bunun sebebi robotun gittikçe daha gelişmiş özelliklere sahip olması. Robota eklenen son özellik ise karanlık ortamlarda sorunsuz hareket yeteneği.

Birçok robot hareket etmek ve yönünü bulmak için görsel sensörlere ihtiyaç duyar. Bu sensörler veya kameralar ile alınan görüntü, robot üzerinde bulunan işlemciye gönderilir ve yorumlanır. Daha doğrusu bu olay şimdiye kadar böyleydi. Bu yüzden robotlar; karşılarına çıkan karanlık ve görüntü alamadıkları ortamlarda hareket kaybı yaşamaktaydılar. Robot Cheetah ise, kendisini çok ileri bir noktaya taşıyacak yeni özelliklere sahip.

Robotun sahip olduğu algılama sistemi, artık yeteri kadar veri alamadığı ortamlarda devreye giriyor. Bu sayede ışığa veya görüntüye ihtiyaç duymadan yönünü tayin edebiliyor. Bu durum tam olarak, gece karanlık bir koridorda ilerlerken yönümüzü bulmamızı sağlayan hisse benziyor. Fakat robot Cheetah bizden bir miktar daha üstün. Bu yeni yeteneği sayesinde artık, karanlık ortamlarda tırmanabiliyor, zıplayabiliyor ve durmadan ilerlemenin yolunu buluyor. Kısaca artık, robotlar üzerine kıyamet senaryoları yazan komplo teorisyenleri daha az uyuyacak ve karanlık yerlerden daha uzak duracak.

Robot Cheetah, bu özelliği üzerinde bulunan jiroskoplara, ivme ölçerlere ve eklem koordinasyon sistemlerine borçlu. Bu sayede beklenmedik durumlarda sisteme giden veriler dengeli ve sürekli hareketi sağlıyor. Örneğin sıra dışı bir engele basan robotumuz, bu sistemler yardımıyla bacağını ne şekilde konumlarsa hareketine devam edebileceğini hesaplıyor. Aynı anda çalışan diğer bir sistem ise gelen bu verilere hızlı bir şekilde tepki verilmesini ve konum alınmasını sağlıyor. Bu durum canlılarda bulunan refleks hareketlerine benzetilebilir.

Geliştiriciler, bu özelliği robota ekleseler de normal zamanlarda robotun tek başına bu verilerle harekete geçmesini beklemiyor. Muhtemelen bu teknoloji, robotun bu verilere tam olarak ihtiyaç duyduğu zamanlarda yani yeterli görsel veri alınamadığı zamanlarda kullanılacak. Robotun kameralara ihtiyaç duymadan hareket etmesi ve olağandışı durumlarda bozulan dengesini tekrar sağlayabilmesi tabii ki büyük bir avantaj sağlayacak. Belki de yıllar sonra bu teknoloji, insanoğlunun gitmeyi başaramadığı ışıksız ortamlarda kullanılabilir.

Bu tür haberler geldikçe aklımıza yeni sorular takılıyor. Acaba bu akıllı robotlar insanoğlu için tehlike arz ediyor mu? İnsanoğlu bu teknolojilerle yeni ufuklar mı keşfedecek, yoksa sonunu mu getirecek? Yine de tüm bu korkular için oldukça erken, önümüze bakmalı ve kontrollü gelişmelerle ufkumuzu bir adım daha ileriye taşımaya çalışmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir