Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan Konusu ve İncelemesi

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin kaleminden çıkmış eşsiz eserlerden biri. Aslında gerçek hayatla özdeşleşen kahramanları, bir kamera kaydına alırmış gibi incelikli anlatımı ve başarılı yorumu oldukça dikkat çekiyor. Aydın kesimin taktığı maskeler ile zayıflığın ve çaresizliğin bedelini içimizdeki şeytana ödetmek konu ediniliyor.  Bu duygu karmaşası arasında Ömer ve Macide’nin aşkı, bize sıra dışı bir hikâye sunuyor.

Her okuyucu Ömer karakterinde kendisinden bir şeyler bulmayı başarıyor. Aydın geçinen çevresi ve Ömer’in iradesizliği birleşince, daha kitabın en başından Ömer’in yapabileceklerini az çok kestiriyoruz. Hayattaki en büyük aşkı Macide’yi görür görmez tutuluyor ve bir süre sonra evleniyorlar. Lakin evlilik dahi Ömer’i yaşadığı hayatın başı bozukluğundan kurtaramıyor ve bir nevi bu hayata teslim oluyor.

İçimizdeki Şeytan romanında yazarın yaratığı Ömer karakteri, ne kadar kurmaca olsa da çevremizdeki herkese benziyor. En önemli özelliği; kendi yaptığı şeylerin bedelini, içindeki şeytana yüklemek. Hangimiz bunu yapmıyoruz ki?

Macide içine kapanık ve normalden epey farklı bir karakter. Balıkesir’de büyüyen ve daha sonra konservatuvar için İstanbul’a gelen karakterimiz, bu büyük şehirde Ömer ile karşılaşıyor. Büyük bir heyecana ve henüz böyle şeyler için çok küçük olduğunu düşünmesine rağmen Ömer’e âşık oluyor. Macide çoğu zaman; “Ömer’in yaptığı her şeye rağmen onun yanında kalmalı ve ona yoldaş olmalı mıyım yoksa sonu gelmez bir boşluğun içinde miyiz?” ikilemine düşüyor. İçimizdeki Şeytan kitabının sonunda bu sorunun cevabı Ömer tarafından veriliyor. Macide’nin yaşadığı bize çok da yabancı olmayan duygular arasında çoğu okur kendinden bir parça buluyor.

Son olarak üzerinde durulması gereken bir nokta da kitapta yer alan göndermeler. Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan kitabında; Peyami Safa ve Atsız gibi isimlere oldukça ağır ithamlarda bulunuyor. Kitabı okumadan önce bilmediğim bu durumu önsözdeki etkileyici girişiyle Selim İleri’nin sözleriyle açıklayabilirim: “Bugün roman sanatının kurmacadan ötesiyle değerlendirilemeyeceğini bildiğimden; ne Sabahattin Ali’nin eserinde Peyami Safa’yı ya da Atsız’ı görüyorum, ne de Atsız’ın eserinde Sabahattin Ali’yi”

Kitap Tavsiyesi

İçimizdeki Şeytan kitabını beğendiyseniz herkesin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri olan Fareler ve İnsanlar romanına da göz atmanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir