Ahlat Ağacı Film Konusu

Nuri Bilge Ceylan tarafından yönetilen ve son zamanların en çok konuşulan Türk filmlerinden biri olan Ahlat Ağacı, 18 Mayıs 2018 tarihinde izleyici karşısına çıktı. Senaryosunun yazımında da Ebru Ceylan ve Akın Aksu; Nuri Bilge Ceylan ile ortak bir çalışma yürüttüler. Anadolu’nun sakin bir kasabasında geçen olayları anlatan filmin başrollerinde Murat Cemcir, Doğu Demirkol ve Bennu Yıldırımlar gibi başarılı oyuncuların yer alması, filme gösterilen ilginin daha da artmasına sebep olmuştur. Anlattığı konuyu ele alış biçimi ve temasıyla sıradan filmlerin arasından kolaylıkla sıyrılan film, IMDb sitesinden 8,2 puan alarak en iyi Türk filmleri arasında kalıcı bir yer edinmiştir. Yazımızın devamında Ahlat Ağacı konusu hakkında detaylara yer vereceğiz.

Ahlat Ağacı Film Konusu

Ahlat Ağacı ele aldığı temayla, içimizden hikayeleri oldukça etkileyici bir şekilde karşımıza koyuyor. Hikayemizin başında okumak için kasabadan ayrılan Sinan ismindeki karakterimize odaklanıyoruz. Uzun süredir, sıradan bir hayatın sürdüğü ve insanlarının farklı düşüncelere oldukça kapalı olduğu kasabaya döndüğünde bir yanı buraya ait olmadığını biliyor.

Uzun süre dışarıda yaşayan ve çevresinden çok farklı fikirlerle evine geri dönen Sinan, bir kitap çıkarmak istemektedir. Ahlat Ağacı ismindeki bu kitabın taslağını hazırlamış olsa da basım parasını bir türlü toplayamaz. Babasının kumar alışkanlığı ve evin ihtiyaçları derken de bir türlü kenara para ayıramaz. Hayalini gerçekleştirmek için farklı yollar arayan karakterimiz, çeşitli kademelerdeki insanlar ile de kendisine destek olmaları için görüşüyor. Olayların sonunda ise hiçbir fayda göremeyen karakterimiz, daha da kötü bir psikolojiye girmeye başlıyor.

Sinan yeni yeni başlayan yazarlık kariyerinin yanında, henüz atanamayan bir öğretmen olarak da dikkatimizi çekiyor. Babasına benzeyen bir diğer yönü olan bu durum, onun bazen kendisinden nefret etmesine sebep oluyor. Bazen de hayatı boyunca bu kasabada yaşamayacağı için kendini şanslı hissediyor. Birbirine tıpatıp benzeyen insanlar, sürekli aynı işlerle uğraşan halk ve taşranın durağan yaşamı onu sert bir kemer gibi sıkıyor.

Filmin başlarında yolculuğumuz durağan bir şekilde ilerliyor. Sıradan Anadolu ailesi sorunları, toplum tarafından kabul görmeyen karakterler ve toplumu kabul etmeyen insanlar birer portre gibi sinema perdesine uzanıyor. Aslında bu film her insanı kendi içine; kendinden daha kötü durumdaki insanları görmenin utanç verici hazzına ve istemediği yerlerde sıkışıp kalmanın korkusuna doğru yolculuğa çıkarıyor. Siz de yöresel motiflerle bezeli, eşsiz bir sanat filmi izlemek istiyorsanız Ahlat Ağacı filmine göz atmalısınız. İyi seyirler…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir